12.1.10

gezgin ruh

Şehirlerden korkmam ben..
şehir benden korksun heyyt :)

pazar akşamı  eşimin Tripoli'ye gitmesi gerekti, apar topar ben de onun peşine takıldım,
5 saat sonra oradaydık.
otel bulduk falan filan,

sabahleyin 10 gibi güzel mağazaların olduğunu duyduğum Gılgarış'ta  beni bırakıp o işi için sanayiye gitti,
önce biraz ürktüm tabi
gurbet eldeyim, bilmediğim bir arap şehri,
arabalar vızır vızır....

Hemen yakında bir cafeye gidip biraz gözlemledim önce,
kahve içtim,
fotoğraf çektim,
Garsona sordum mağazalar ne zaman açılır, mağaza var mıdır buralarda, nasıl gidilir vs..

Oradan çıkıp biraz yürümeye başladım, Büyük ve kaliteli bir züccaciyeye girdim. Çok zevkli şeyler vardı, benim de çok beğendiğim seramik kuşlardan buldum(Fotoğrafını sonra eklerim).
Modern görünüşlü trençkotlu bağyan mağaza müdürüne de sordum benzer soruları, caddenin baya ilerisinde Mango, Marks and Spenser ve bunun gibi birkaç mağazanın da olduğunu söyledi.




Bi taksi çevirip arapça  Caddenin ilerisinde Mango ve benzeri mağazaların olduğu yere beni götürmesini söyledim ve,
Taksi parası için pazarlık ettim.
Yol git git bitmiyo..
 Hafiften korkmaya başladım ama çaktırmıyorum :) 

Vitrinde sale %50 afişleri olan bi mağazanın önünde durdurdum,
dedim sağsalim ineyim şu taksiden hehehehe
Monsoon ve Accesorize bayisiymiş girdiğim dükkan..
çok güzel ciciler vardı hemi de indirimli..
açılııııınn vintage geldi haaaanıııım diyerekten aldığım şeyleri ödeyip çıktım.
Yürüdüm,
başka dükkanlara da uğradım.
Taaa yolun sonuna yakın Mango'yu buldum.
Fonda hemen 'love story' çalmaya başladı..
Wheeeere do i begiiiinnnn........

Elim bomboş çıktım Mango'dan..
aynı sezonu Türkiye'de gözden geçirdiğim için belki..



1 yorum:

Christine dedi ki...

I love old suitcases, these are perfect!
Cute blog!
<3