29.10.13

29 Ekim

ATATÜRK;
Yılmaz Özdil
7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı.
8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı.
10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi.
17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.
24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.
25 yaşında sürgüne gönderildi.
27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu.
30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti.
30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı.
37 yaşında böbrek hastalığından Viyana'da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.
37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu, dağıtıldı.
38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı.
38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı.
38 yaşında kendisi için tutuklanma kararı çıkarıldı.
38 yaşında en yakın beş arkadaşından üçü, onun Kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.
Sonra ne mi oldu ?
42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu!

Okuduğunuz öykü efsanevi lider Mustafa Kemal Atatürk'e aittir.
Kişisel sorunlar büyük başarıların önünde engel değildir.
Mustafa Kemal kişisel kurtuluş savaşı ile ülkeyi kurtarma savaşını birlikte götürebilmişti.
Bilinen bir deyişle ona ''para yok'' dediler, ''bulunur'' dedi,
''düşman çok'' dediler, ''yenilir'' dedi. Ve ''sonunda tüm dedikleri oldu. Gençliğe hitabesinde niçin '' vazifeye atılmak için içinde bulunduğun şartların imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin'' dediğini sanırım daha iyi anladınız.




Yazi alintidir.
Cok degerli kose yazari Yilmaz OZdil'in kaleminden.

Ilk defa okudugum ve okuduklarim karsisinda donakaldigim bir yazi. Mustafa KEmal Ataturk'un onca olumsuz olaylara karsi dimdik ayakta durmasi ve sonuna kadar savasmasi muthis birsey.



Keske Vatanimizi emanet ettigi insanlar da bunun farkina varsa ve azicik kiymet bilse.

Turkiye Cumhuriyetini ne cabalarla kurdugunu , dusmanlardan bizi nasil kurtardigini, o olmasa Turkiye diye birsey olmayacagini bir anlasalar.



Turklugumden gurur duyuyorum.


Cumhuriyet Bayraminiz Kutlu Olsun.








Hiç yorum yok: